Corona: Neden ve ne zamana kadar?

Merhaba astroloji dostları,

Bilimsel bir konuya burnumu sokmak istemiyorum aslında. Çözümü de bilim bulacaktır. Fakat bir astrolog olarak (tüm astrologlar gibi) virüs salgını hakkında araştırma ve bir yorum yapmak gerektiğini düşündüm.

Çoğu astrolog olup bitmiş olaylar hakkında yorum yapmayı pek sever ama ben sinir olurum. Sonradan, olup bitmiş bir olaya (sonsuz sayıda olasılıkların havada uçuştuğu) astroloji dünyasından gerekçeler bulmak pek kolaydır. Zaten o sırada, Satürn oradan geçmektedir, Mars ile kare açı yapmaktadır, Ay’da küçülmektedir…vs.. Bir bilgiçlik yarışı başlar adeta ve herkes kendi açısından haklılığına emindir.

Bu yaşadığımız felakete gelince: Aslında astroloji camiası, Ocak ayında gerçekleşen Satürn-Plüto kavuşmasına gereken önemi verdi ve alarm zillerini çaldı. Bu iki zorlayıcı planetin yaklaşık iki ay süre ile birlikte yol alması hakkında ben de bir şey yazmayı düşünmedim değil fakat herkesin koro halinde bu konuyu konuşması beni durdurdu. Neticede Sihirli Defter, tüm transitleri kişi bazında hesaplamaktaydı ve siz her iki planetin “sizin için olan” etkilerini okuyacaktınız (okudunuz zaten). Yani konu beni daha çok bireysel bazda ilgilendiriyordu ve onu da sağlıyordum. Yani o sırada Satürn natal haritanızdaki Merkür’e kare açı yapıyorduysa, Plüto da yapıyor olacaktı ve canınız katmerli sıkılacaktı. Tabi ki bir başkası için bambaşka bir durum söz konusu olacaktı. Ve siz bunları (Satürn ve Plüto transitlerini) iki ayrı transit olarak okudunuz.

Fakat bu iki planet her buluşmasında, bir salgına yol açıyor olsaydı, dünya 1918, 1957,1968, 1976-77 yıllarında da salgınlarla sarsılıyor olurdu. Bu yıllarda neler olup bittiğini kontrol ettim tabi: Çeşitli ülkelerde, lokal salgınlar vardı. Fakat dünya genelinde bir salgından bahsedilmiyordu. Sadece 1918 yılındaki salgının (birinci dünya savaşının son günleri olduğunu düşünün) çok fazla can aldığı belirtiliyordu. Dolayısıyla bu olasılığı bir kenara bırakmak durumundaydım, bu kadar basit olamazdı.

Çeşitli şeyler denedikten ve kaynak karıştırdıktan sonra dikkatim 26 Aralık 2019’daki Güneş tutulmasına döndü. Tutulma haritalarında Tabi ki Güneş ve Ay , bir de Ay düğümlerinden birisi (burada Güney Ay düğümü) yan yana durur. Bu normal. Burada dikkat çeken bunlarla birleşim yapan Jüpiter ve nispeten yakın duran Satürn-Plüto ikilisi. Ve bunların hepsi Oğlak burcunda. İşte bu ilgi çekici. Çünkü bu tür kümelenmeler nadiren olur ve mutlaka artan etkilere dikkat çekerler. Satürn ve Plüto’nun tutulma derecesinden 16-18 derece uzakta olduğunun farkındayım. Yine de kümelenme önemli diye düşünüyorum.

Tutulma haritasını (aşağıda veriyorum). Tabi ki, dünyada yaşayan herkes için geçerli. Fakat her birimiz payımıza düşeni aldıktan sonra, farklı deneyimler de yaşayabiliriz. Natal haritanızda Oğlak burcunun olduğu eve bakmanızı ve o evin konularını öğrenmenizi tavsiye ederim. Muhtemelen sizin için endişe ağırlıklı olarak o evin konularında olacaktır.

Şimdi size bunların ne anlama geldiğini uzun uzun açıklamaya girişmeyeceğim. Fakat kısa açıklamalar vereyim: Jüpiter olacak olanın ilahi niteliğine ve bir öğrenme sürecine işaret ediyor. Güney Ay düğümü, gelişmelerin kökeninin geçmişte olduğuna (dilerseniz buna karma diyebilirsiniz) ve nedenleri anlamak için dönüp geçmişe bakacağımıza ve zorluklarla karşılaşacağımıza işaret ediyor. Satürn kendi burcunda (yönetici olduğu Oğlak burcunda) ve Satürn’ün hem de bu burcun hayatımızın çeşitli alanlarında karşılaşacağımız sınamalar ve zorluklarla ilgili olduğunu bilmeyen kaldı mı, bilmiyorum. Plüto ise doğrudan doğum ve ölüm ile ilgilidir. (Bildiğimiz anlamda ve sembolik anlamda). Yani, bu kez sınamayı ve zorluğu ölümcül bir salgın hastalık şeklinde deneyimlemiş olabiliriz, bunun ilahi bir niteliği olabilir, ister istemez öğreneceğiz ve kökenleri geçmişte yaptıklarımıza dayanabilir.

Aslında ben bu tarihten (26 Aralık) bir sonraki tutulmaya ( 21 Haziran) kadar olan dönemde doğan bebekler üzerindeki etkilerini daha çok merak ediyorum. Bu bebekler hangi burçlardan olursa olsunlar (ki hepimiz bir burçlar karmasıyız genelde) keskin bir Oğlak etkisi ile dünyaya gelecekler ve gelecek kuşaklar onları 2020′ liler olarak anacaklar (Salgın kuşağı, neden olmasın?). Bu insanlarla baş etmek kolay olmayacak (sert ve acımasız olacaklardır).

İlla buradan bir mesaj çıkarmak gerekiyor ise, bu felaketle karşılaşan uluslardan hangisi hazırlıklı, disiplinli ise ve ödevini yaparsa, o elinden kurtulacak, yine de çok ölüm olacak diye düşünüyorum. Bunu sadece uluslar için düşünmeyin, bireyler için de geçerli. Hijyene dikkat edenler, disiplinli davrananlar, bu olan bitenden ne öğrenmeli diye düşünenler yaşayacak, halay çeken dangalaklarla da vedalaşacağız. Onlara bir şey olmaz, hastalığı yayarlar diye düşünmeyin, sonuçları göreceksiniz. Bu bilinçli yapılmış bir komplo ise (ki sanmıyorum) kötülük yine iş başında demektir ve aynı yüzleşme – hesaplaşma – olgunlaşma temaları geçerlidir.

Peki buradan yola çıkarak, salgın’ın ne zaman biteceğini kestirebilir miyiz? Cevabım, evet. (Tabi ki argümanım doğru ise bu geçerlidir). Bir sonraki tutulma (21 haziran) Yengeç burcunda olacak ve Kuzey Ay düğümünün yanında. Bunlar iyiye işaret. Yengeç hayatı koruyan, gözeten bir burçtur ve Kuzey Ay düğümü de geleceğe, kolaylığa işaret eder. Muhtemelen bir ilaç ile bu konu çözümlenecek.

Unutmayın: Bu sadece bir varsayım. Doğrusunu bilim söyleyecek. Tutarsa şişinirim, tutmazsa unutulur diye de düşünmedim. Bu yazı blog’da kalacak. Yanıldığımı söylemekten de çekinmem. Tek bildiğim, son derece karmaşık bir mekanizma (yaradılış) hakkında çok ama çok az şey bildiğimizdir. Tıpkı körün Fil’i tarifi gibi, hepimiz bir köşesinden yakalayıp bir şeyler anlatıyoruz işte. Herkesin canının burnunda olduğu, endişe ile yatıp kalktığı bu günlerde, belki bazılarınızı rahatlatır. Ümidinizi, yaşam sevincinizi sakın yitirmeyin. Unutmayın, ormanların sağlıklı büyüyebilmesi için, yangınlara ihtiyacı vardır. Her yangın, yıkım değildir. Üzerine ölü toprağı serilen ormanı canlandırır, tazeler.

Yenilikler: Harita ve yorumlar

Merhaba. Sihirli Defter’e bazı yeni özellikler ekledim. İlki, astroloji ile ilgilenenler (ve harita okuyabilenler) için önemli olsa gerek: Hem doğum haritanızı, hem de transit planetleri an itibarı ile harita üzerinde görebiliyorsunuz. İç taraftakiler doğum anınıza ait (natal) planetler, dış taraftakiler ise transit (bu ana ait) planetler. Dolayısıyla kimin nereden geçtiği gayet net görülüyor. Hatta orta kısımda transit planetlerin natal planetlerle yaptığı açılar da renkli çizgiler ile gösteriliyor ama anlamak kolay olmayabilir. Umarım planet sembollerini biliyorsunuzdur.

İkinci ek ise son yapılan yorumları gösteriyor. Yorumlar ekrandan kayarak geçiyor. (Gerçi o kadar az yorum yazılıyor ki, şaşıyorum). Transit metinlerinin notlanması (değerlenmesi) üzerine daha basit ve etkili bir yöntem üzerinde çalışıyorum.

Her iki yeniliği de ana menüye koydum.

Bu arada Satürn’ün Kova (Saka) burcuna girip çıkıyor olması ile ilgili olarak sizi uyarmak isterim. Bu iki buçuk-üç yılda bir olan önemli bir değişikliktir. Benim kullandığım tüm burç ev sisteminde bu aynı zamanda ev değişikliği anlamına da geliyor. Ne var ki, bu geçiş aniden olmayacak: Satürn, yıl boyunca girip çıkarak (ileri – geri – ileri hareketi yaparak) yeni ev konularını kendi tarzında gündeme getirecektir. Ve bu kesinlikle yeni gelişmeler demek. Bilinçli izleyiciler, Jüpiter ve Satürn’ün ev geçiş metinlerini vermediğimi (sadece transit metinlerini verdiğim) bilir. Daha katılımcı bir izleyici kitlesi olsaydı ve bunları tartışıyor olsaydık keşke. Artık bu konuyu araştırmak size kaldı.

Hoşça kalın.

Bir soru

Merhaba Astroloji dostları,

Uzun süredir bir şey yazamıyorum ya da video çekemiyorum. Aslında fark etmişsinizdir: Konuşmak yerine yapmayı tercih ederim. Venüs’ün ya da başka bir planet’in burç ( aynı zamanda tüm burç sisteminde ev) değiştirmesi üzerine konuşmuyorum. Çünkü bu geçişler sessiz sedasız Sihirli Defter sayfalarında beliriyor. Hem de genel anlamları ile değil, sizin için ifade ettikleri ile. Tabii, ben de bunları ballandıra ballandıra anlatıp izleyici toplamayı deneyebilirim. Üstelik anlatabileceğim o kadar çok bilgi ve deneyim varken. Fakat bu benim yapmak istediğim bir şey değil.

Ben her zaman astrolojiyi yaradılış içindeki yerimizi, rolümüzü ve yönümüzü anlamak için araştırdım. Benim için astroloji hiç bir zaman amaç olmadı, araç oldu. Örneğin astrolojideki dört elementin gerçek anlamını, antik çağ felsefesi okuduğumda anlayabildim. Her bitişin içindeki başlangıç tohumunu gördüğüm için sonlanmalara, ayrılmalara hatta ölümlere kötü bir şey olarak bakmadım. Hatta olan biten hiç bir şeyi iyi ya da kötü diye değerlendirmemeye özen gösterdim. Ve böyle yaklaştıkça da insanlar garipsedi, ben de astroloji topluluğundan uzaklaştım ve yabancılaştım. Hiç kimsenin derdi değildi bunlar. Herkesin günlük, somut, pratik dertleri ve soruları vardı. Evlenmek iyiydi, boşanmak kötü. İşe girmek iyiydi, ayrılmak kötü. Mühendis olmak iyiydi, arkeolog olmak kötü. Oysa o evlilikler, o işler onların mezarı oldu. Boşanmaları ya da işten atılmaları onlara nefes aldırdı, yönlerini bulmalarına neden oldu. Nice araştırmacı ruh, fabrika binalarında depo sayımı ile ömür tüketti. Oysa hiç kimsenin bunları duymaya tahammülü yoktu. Çok sevdiğim insanlar, “ilişkin sınavdan geçecek, sağlam ise hiç korkmana gerek yok, değil ise bitebilir” dediğim için beni kolayca hayatlarından çıkarıverdiler. O zaman anladım ki, her şey herkese söylenmemeliydi. İnsanlar gerçeği bilmek istemiyorlardı, duymak istediklerini söylememi bekliyorlardı. Hep aşklar onları beklemeliydi, hep iş fırsatları gelmeliydi. Hiç sağlık sorunu olmamalıydı.

Geleceği bilmek gerçekten de lanetli bir şeydi.

Kendim için doğru olanı diğer insanlara dayatmaktan vazgeçtim artık. Daha eğlenceli olmaya çalışıyorum. Biliyorsunuz, bu günlerde memlekette boğucu bir hava var. Ekonomik sıkıntı, gelecek endişesi, çevremizi saran savaşlar herkesi olağanüstü germiş, tedirgin etmiş durumda. Bu sıkıntılı atmosferde, kim sağlığa dikkat, ilişkiniz tehlikede, işte sorunlar..vb. metinleri okumak istiyor?

Evet? Kim istiyor?

Fazla uzatmadan sorumu sorayım: Bana sadece iyi haber ver filtresi koymamı ister misiniz?

Bu soruyu Sihirli Defter içinde de soracağım ama düşüncelerinizi buraya yorum olarak yazarsanız çok memnun olurum.

Son olarak fıkramsı bir şey anlatmak istiyorum: Bir dindar Yahudi, her gün Kudüs’teki Süleyman tapınağının duvarına (Ağlama duvarı) gelip dua edermiş. İstisnasız, on yıl gelip gittikten sonra, oralarda uzun yıllardır esnaflık yapan biri demiş ki: “Arkadaşım, sana hayranlık duymamak elde değil. Nasıl bir bağlılık ve inanç ki bu, hiç sektirmeden yıllarca gelip dua ettin burada. Kar demedin, kış demedin, tehlike demedin.”

Yahudi bir süre önüne bakıp düşünmüş, sonra dudakları titremiş ve demiş ki; “Evet ama bazen duvara konuştuğumu düşünüyorum”.

Hangi hediye?

Merhaba dostlar,

Özür diliyorum, yine geç kaldım. Neye geç kaldın diye soracak olursanız, “Sevgililer gününe” geç kaldım.

Ne zamandır düşündüğüm bir konu vardı: Birine hediye almak istiyorum ama ne alacağımı bilemiyorum. Acaba astroloji bu konuda yardımcı olabilir mi?

Tabi ki olabilir. Şimdi ilişkiler menüsü altında “Hangi hediye” isimli bir buton göreceksiniz. Evet yeni. Deneyin bakalım, ne diyeceksiniz.

Ama bana da haber verin. Çok az yorum yazıyorsunuz. Blog’a (buraya) yazın, ne kadar uyuyor. Çünkü genel kanı yeterince tatmin edici değilse, cebimde başka kartlarım da var.

Bu arada… Sessiz sedasız bir ek daha yapıldı bir yerlere.. Şimdilik fazla bir şey anlatmıyor ama… Fark eden var mı? Nedir?

Hoşça kalın

2020 transitleri Sihirli Defter’de hazır, sizi bekliyor

Evet, sonunda tamamlayabildim. -2020’de sizi neler bekliyor- raporu hazır.
Veee… tüm üyeler, ücretsiz okuyabilir. Umarım beğenirsiniz.

Rapor, aylara bölünmüş halde. Her ayın altında o ayın transitlerini okuyabilirsiniz.

Burada kafanızı karıştıran şu olabilir: Bir kaç ay devam eden, ya da bir
süre ortadan kalktığı halde tekrar beliren transitler var. Bu doğal.
Transitlerin yapısı böyle hatırlarsınız. Bazı planetler ilerlerken duruyor, bir
süre geriliyor ve tekrar ileri harekete geçiyor. Böylelikle aynı noktadan üç
kez geçebiliyor ve bu geçişlerin arasında aylar olabiliyor. 

Yıl raporu verirken, Güneş, Ay, Merkür, Venüs ve Mars transitlerini vermem
söz konusu olamazdı. Bunlar o kadar hızlı hareket eder ki, raporu okunmaz hale getirirler. Ayrıca, raporda verilen Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Plüto transitleri çok daha güçlü ve belirgindir.

Aslında hala bir kaç eksiği var: Yorum yazmaya olanak vermek istiyorum. Buna ek olarak ileri geri hareketleri (Bu gün, Bu dönem..raporlarında olduğu gibi) yazmak istiyorum… vb. Belki de daha fazla karmaşık yapmamak için dokunmamak daha iyi olur.

Bu arada bir patreon hesabı açtım (Sihirli Defter), isteyen bana bir kahve parası gönderebilir. Böylelikle ben de daha çok kahve içerek, sizin için uzun ve uykusuz geceler boyunca çalışmaya devam edebilirim. 

Umarım yorumlarınızla bana yol gösterirsiniz.

Hoşça kalın.

 

Hoş geldin yeni yıl, bakalım yine ne yapacaksın?

Hoş geldin yeni yıl, bakalım yine ne yapacaksın?

Merhaba dostlar,

Yılbaşı yaklaştıkça, yeni yıl neler getirecek konulu yazı ve videolar bollaştı biliyorsunuz. Malum; Astroloji sevenden çok astrolog var artık ülkemizde. Dolayısıyla da bin bir çeşit yorum dinlemek mümkün.

Bu işlerin içinde yıllardır debelenen biri olarak söyleyebilirim ki çoğu ilgimi çekmiyor. Yanlış anlama olmasın, beğenmiyorum ya da yanlış anlatıyorlar demiyorum, “ilgimi çekmiyor” diyorum. Herkesin kendi yolu, kendi tarzı var. İsteyen istediğini seçer, okur ya da dinler. Karışmak ne haddime.

Fakat gelin size neden beni cezbetmediklerini anlatayım: En büyük nedeni şu: Kişi bazında konuşulmuyor.

Şunu demek istiyorum: Örneğin şu anda gökyüzünde Plüto, Satürn ve Venüs’ün arasında duruyor. İkisine de çok yakın. Bir ay sonra, yani 15 Ocak’da Plüto, bu sefer Güneş ve Merkür’ü etkisi altına alıyor. Mart ayında Plüto, Mars, Jüpiter ve Satürn ile çok yakın vs..

Şimdi, karşımdaki insanın doğum haritasını bilmiyorum. Dolayısıyla, bu ve benzeri konumlamaları dikkate alarak bir şeyler anlatmam gerekiyor. Bahar aylarındaki Plüto-Jüpiter buluşmasını dikkate alarak diyebilirim ki, büyüme, gelişme, çoğalma ve daha iyisini sağlamak için (Jüpiter), tutkulu, derin ve radikal (Plüto) bir eğilim olacak.

Doğru mu? Doğru.

Peki hayatın hangi alanında?

Hımmm.. Şimdi bu Plüto-Jüpiter buluşmasının konumuna bakıyorum: Evet… Oğlak burcunda, 24-25 derecelerde. Güzel. O zaman Şunu diyorum:

“Yükseleni Oğlak olanlar, bu etkiyi günlük hayatlarında (yani 1. evde) hissedecekler.” Birinci evin anlamı ise şu: Günlük hayat, günlük işler, fiziksel bedenim, (tanımadığım) diğer insanlara nasıl göründüğüm, nasıl davrandığım. Yarattığım izlenim vb.

Ve başlıyorum birleştirmeye: Düşünelim bakalım, bu insan bu etki ile (tutkulu, radikal bir iyilik, gelişme, öğrenme süreci) günlük hayatta ne yapabilir? Eh, gerisi astroloğun bilgisine, yorumuna hatta ruh haline kalmış.

Oysa yükselen Koç olsaydı, Oğlak 10. ev olacaktı ve bu durumda, 10. evin içerdiği konularda (iş, meslek) bir şeyler anlatacaktım. Fakat aynı temaya bağlı kalacaktım tabi ki. O zaman diyecektim ki; “Kariyerinizi pekiştirmek, işinizi geliştirmek için çabalayacağınız bir dönem bu. Haydi bakalım, bir eğitim alın ve toplayın herkesi ve  anlatın öğrendiklerinizi. Ve onlar size hayran kalacaklar.”

Peki bu arada diğer planetler? Yani Güneş, Merkür, Mars, Venüs? Onlar önemsiz. Zaten fır fır dönüyorlar, hangi birini anlatayım. Zaten yıl içinde anlatacak şey de lazım: Bu günlerde Mars ve Venüs bir arada. OoooOoo. Fırtınalı aşklar geliyor. Yükseleni Boğa olanlar, otobüste gördükleri bir insana çekim duyabilirler örneğin.

Peki hiç bahsedilmediği halde, Neptün evliliğimin altını oymaktaysa? İşimle ilgili acayip bir dönem yaklaşıyorsa?

Onları bilemiyoruz. Çünkü biz burada genel etkileri konuşuyoruz.

Yani yükseleni Koç olanlar diye başladığım zaman, 7.44 milyar (dünya nüfusu) bölü 12 (12 ev var değil mi), fazla değil, 620 milyon insanı kastediyorum demektir. Bu da ihmal edilebilir bir detay.

Öyle değil mi?

Değil… diyorsanız, siz Sihirli Defter’i okumaya devam edin 🙂

Biz de bir şeyler düşünüyoruz herhalde.

Hoşça kalın.

İsim değişikliği

Bir izleyicimiz isim (rumuz) değişikliği yapmak istediğini, nereden yapabileceğini de bulamadığını iletti. Çok haklı. Yoktu zaten.

Ben de ekledim. Üyelik işlemleri menüsünde bulabilirsiniz. Yaptığınız değişiklik geçmişte yazmış olduklarınız da dahil, tüm yorum ve deneyimlerinizde geçerli olacaktır.

Bildiğiniz gibi, sitede gerçek isimlerinizi kullanmanıza gerek yok. Belki bu hatırlatma ile, kendinize yeni bir rumuz (nick name) seçmek istersiniz.

Hoşça kalın.

Mail sorunu

Merhaba dostlar,

Dün bir süre yeni üye olmaya çalışanlara onay maili gitmedi. Bana mail atarak sorunu bildirenlere çok teşekkür ediyorum. Sorunu düzelttim, bilginize.