Bir soru

Merhaba Astroloji dostları,

Uzun süredir bir şey yazamıyorum ya da video çekemiyorum. Aslında fark etmişsinizdir: Konuşmak yerine yapmayı tercih ederim. Venüs’ün ya da başka bir planet’in burç ( aynı zamanda tüm burç sisteminde ev) değiştirmesi üzerine konuşmuyorum. Çünkü bu geçişler sessiz sedasız Sihirli Defter sayfalarında beliriyor. Hem de genel anlamları ile değil, sizin için ifade ettikleri ile. Tabii, ben de bunları ballandıra ballandıra anlatıp izleyici toplamayı deneyebilirim. Üstelik anlatabileceğim o kadar çok bilgi ve deneyim varken. Fakat bu benim yapmak istediğim bir şey değil.

Ben her zaman astrolojiyi yaradılış içindeki yerimizi, rolümüzü ve yönümüzü anlamak için araştırdım. Benim için astroloji hiç bir zaman amaç olmadı, araç oldu. Örneğin astrolojideki dört elementin gerçek anlamını, antik çağ felsefesi okuduğumda anlayabildim. Her bitişin içindeki başlangıç tohumunu gördüğüm için sonlanmalara, ayrılmalara hatta ölümlere kötü bir şey olarak bakmadım. Hatta olan biten hiç bir şeyi iyi ya da kötü diye değerlendirmemeye özen gösterdim. Ve böyle yaklaştıkça da insanlar garipsedi, ben de astroloji topluluğundan uzaklaştım ve yabancılaştım. Hiç kimsenin derdi değildi bunlar. Herkesin günlük, somut, pratik dertleri ve soruları vardı. Evlenmek iyiydi, boşanmak kötü. İşe girmek iyiydi, ayrılmak kötü. Mühendis olmak iyiydi, arkeolog olmak kötü. Oysa o evlilikler, o işler onların mezarı oldu. Boşanmaları ya da işten atılmaları onlara nefes aldırdı, yönlerini bulmalarına neden oldu. Nice araştırmacı ruh, fabrika binalarında depo sayımı ile ömür tüketti. Oysa hiç kimsenin bunları duymaya tahammülü yoktu. Çok sevdiğim insanlar, “ilişkin sınavdan geçecek, sağlam ise hiç korkmana gerek yok, değil ise bitebilir” dediğim için beni kolayca hayatlarından çıkarıverdiler. O zaman anladım ki, her şey herkese söylenmemeliydi. İnsanlar gerçeği bilmek istemiyorlardı, duymak istediklerini söylememi bekliyorlardı. Hep aşklar onları beklemeliydi, hep iş fırsatları gelmeliydi. Hiç sağlık sorunu olmamalıydı.

Geleceği bilmek gerçekten de lanetli bir şeydi.

Kendim için doğru olanı diğer insanlara dayatmaktan vazgeçtim artık. Daha eğlenceli olmaya çalışıyorum. Biliyorsunuz, bu günlerde memlekette boğucu bir hava var. Ekonomik sıkıntı, gelecek endişesi, çevremizi saran savaşlar herkesi olağanüstü germiş, tedirgin etmiş durumda. Bu sıkıntılı atmosferde, kim sağlığa dikkat, ilişkiniz tehlikede, işte sorunlar..vb. metinleri okumak istiyor?

Evet? Kim istiyor?

Fazla uzatmadan sorumu sorayım: Bana sadece iyi haber ver filtresi koymamı ister misiniz?

Bu soruyu Sihirli Defter içinde de soracağım ama düşüncelerinizi buraya yorum olarak yazarsanız çok memnun olurum.

Son olarak fıkramsı bir şey anlatmak istiyorum: Bir dindar Yahudi, her gün Kudüs’teki Süleyman tapınağının duvarına (Ağlama duvarı) gelip dua edermiş. İstisnasız, on yıl gelip gittikten sonra, oralarda uzun yıllardır esnaflık yapan biri demiş ki: “Arkadaşım, sana hayranlık duymamak elde değil. Nasıl bir bağlılık ve inanç ki bu, hiç sektirmeden yıllarca gelip dua ettin burada. Kar demedin, kış demedin, tehlike demedin.”

Yahudi bir süre önüne bakıp düşünmüş, sonra dudakları titremiş ve demiş ki; “Evet ama bazen duvara konuştuğumu düşünüyorum”.

Hangi hediye?

Merhaba dostlar,

Özür diliyorum, yine geç kaldım. Neye geç kaldın diye soracak olursanız, “Sevgililer gününe” geç kaldım.

Ne zamandır düşündüğüm bir konu vardı: Birine hediye almak istiyorum ama ne alacağımı bilemiyorum. Acaba astroloji bu konuda yardımcı olabilir mi?

Tabi ki olabilir. Şimdi ilişkiler menüsü altında “Hangi hediye” isimli bir buton göreceksiniz. Evet yeni. Deneyin bakalım, ne diyeceksiniz.

Ama bana da haber verin. Çok az yorum yazıyorsunuz. Blog’a (buraya) yazın, ne kadar uyuyor. Çünkü genel kanı yeterince tatmin edici değilse, cebimde başka kartlarım da var.

Bu arada… Sessiz sedasız bir ek daha yapıldı bir yerlere.. Şimdilik fazla bir şey anlatmıyor ama… Fark eden var mı? Nedir?

Hoşça kalın

2020 transitleri Sihirli Defter'de hazır, sizi bekliyor

Evet, sonunda tamamlayabildim. -2020’de sizi neler bekliyor- raporu hazır.
Veee… tüm üyeler, ücretsiz okuyabilir. Umarım beğenirsiniz.

Rapor, aylara bölünmüş halde. Her ayın altında o ayın transitlerini okuyabilirsiniz.

Burada kafanızı karıştıran şu olabilir: Bir kaç ay devam eden, ya da bir
süre ortadan kalktığı halde tekrar beliren transitler var. Bu doğal.
Transitlerin yapısı böyle hatırlarsınız. Bazı planetler ilerlerken duruyor, bir
süre geriliyor ve tekrar ileri harekete geçiyor. Böylelikle aynı noktadan üç
kez geçebiliyor ve bu geçişlerin arasında aylar olabiliyor. 

Yıl raporu verirken, Güneş, Ay, Merkür, Venüs ve Mars transitlerini vermem
söz konusu olamazdı. Bunlar o kadar hızlı hareket eder ki, raporu okunmaz hale getirirler. Ayrıca, raporda verilen Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Plüto transitleri çok daha güçlü ve belirgindir.

Aslında hala bir kaç eksiği var: Yorum yazmaya olanak vermek istiyorum. Buna ek olarak ileri geri hareketleri (Bu gün, Bu dönem..raporlarında olduğu gibi) yazmak istiyorum… vb. Belki de daha fazla karmaşık yapmamak için dokunmamak daha iyi olur.

Bu arada bir patreon hesabı açtım (Sihirli Defter), isteyen bana bir kahve parası gönderebilir. Böylelikle ben de daha çok kahve içerek, sizin için uzun ve uykusuz geceler boyunca çalışmaya devam edebilirim. 

Umarım yorumlarınızla bana yol gösterirsiniz.

Hoşça kalın.

 

Hoş geldin yeni yıl, bakalım yine ne yapacaksın?

Hoş geldin yeni yıl, bakalım yine ne yapacaksın?

Merhaba dostlar,

Yılbaşı yaklaştıkça, yeni yıl neler getirecek konulu yazı ve videolar bollaştı biliyorsunuz. Malum; Astroloji sevenden çok astrolog var artık ülkemizde. Dolayısıyla da bin bir çeşit yorum dinlemek mümkün.

Bu işlerin içinde yıllardır debelenen biri olarak söyleyebilirim ki çoğu ilgimi çekmiyor. Yanlış anlama olmasın, beğenmiyorum ya da yanlış anlatıyorlar demiyorum, “ilgimi çekmiyor” diyorum. Herkesin kendi yolu, kendi tarzı var. İsteyen istediğini seçer, okur ya da dinler. Karışmak ne haddime.

Fakat gelin size neden beni cezbetmediklerini anlatayım: En büyük nedeni şu: Kişi bazında konuşulmuyor.

Şunu demek istiyorum: Örneğin şu anda gökyüzünde Plüto, Satürn ve Venüs’ün arasında duruyor. İkisine de çok yakın. Bir ay sonra, yani 15 Ocak’da Plüto, bu sefer Güneş ve Merkür’ü etkisi altına alıyor. Mart ayında Plüto, Mars, Jüpiter ve Satürn ile çok yakın vs..

Şimdi, karşımdaki insanın doğum haritasını bilmiyorum. Dolayısıyla, bu ve benzeri konumlamaları dikkate alarak bir şeyler anlatmam gerekiyor. Bahar aylarındaki Plüto-Jüpiter buluşmasını dikkate alarak diyebilirim ki, büyüme, gelişme, çoğalma ve daha iyisini sağlamak için (Jüpiter), tutkulu, derin ve radikal (Plüto) bir eğilim olacak.

Doğru mu? Doğru.

Peki hayatın hangi alanında?

Hımmm.. Şimdi bu Plüto-Jüpiter buluşmasının konumuna bakıyorum: Evet… Oğlak burcunda, 24-25 derecelerde. Güzel. O zaman Şunu diyorum:

“Yükseleni Oğlak olanlar, bu etkiyi günlük hayatlarında (yani 1. evde) hissedecekler.” Birinci evin anlamı ise şu: Günlük hayat, günlük işler, fiziksel bedenim, (tanımadığım) diğer insanlara nasıl göründüğüm, nasıl davrandığım. Yarattığım izlenim vb.

Ve başlıyorum birleştirmeye: Düşünelim bakalım, bu insan bu etki ile (tutkulu, radikal bir iyilik, gelişme, öğrenme süreci) günlük hayatta ne yapabilir? Eh, gerisi astroloğun bilgisine, yorumuna hatta ruh haline kalmış.

Oysa yükselen Koç olsaydı, Oğlak 10. ev olacaktı ve bu durumda, 10. evin içerdiği konularda (iş, meslek) bir şeyler anlatacaktım. Fakat aynı temaya bağlı kalacaktım tabi ki. O zaman diyecektim ki; “Kariyerinizi pekiştirmek, işinizi geliştirmek için çabalayacağınız bir dönem bu. Haydi bakalım, bir eğitim alın ve toplayın herkesi ve  anlatın öğrendiklerinizi. Ve onlar size hayran kalacaklar.”

Peki bu arada diğer planetler? Yani Güneş, Merkür, Mars, Venüs? Onlar önemsiz. Zaten fır fır dönüyorlar, hangi birini anlatayım. Zaten yıl içinde anlatacak şey de lazım: Bu günlerde Mars ve Venüs bir arada. OoooOoo. Fırtınalı aşklar geliyor. Yükseleni Boğa olanlar, otobüste gördükleri bir insana çekim duyabilirler örneğin.

Peki hiç bahsedilmediği halde, Neptün evliliğimin altını oymaktaysa? İşimle ilgili acayip bir dönem yaklaşıyorsa?

Onları bilemiyoruz. Çünkü biz burada genel etkileri konuşuyoruz.

Yani yükseleni Koç olanlar diye başladığım zaman, 7.44 milyar (dünya nüfusu) bölü 12 (12 ev var değil mi), fazla değil, 620 milyon insanı kastediyorum demektir. Bu da ihmal edilebilir bir detay.

Öyle değil mi?

Değil… diyorsanız, siz Sihirli Defter’i okumaya devam edin 🙂

Biz de bir şeyler düşünüyoruz herhalde.

Hoşça kalın.

İsim değişikliği

Bir izleyicimiz isim (rumuz) değişikliği yapmak istediğini, nereden yapabileceğini de bulamadığını iletti. Çok haklı. Yoktu zaten.

Ben de ekledim. Üyelik işlemleri menüsünde bulabilirsiniz. Yaptığınız değişiklik geçmişte yazmış olduklarınız da dahil, tüm yorum ve deneyimlerinizde geçerli olacaktır.

Bildiğiniz gibi, sitede gerçek isimlerinizi kullanmanıza gerek yok. Belki bu hatırlatma ile, kendinize yeni bir rumuz (nick name) seçmek istersiniz.

Hoşça kalın.

Metinler hakkında

Sihirli Defter’in sadık kullanıcıları arasında (doğal olarak) ben ve eşim de varız ve okuduklarımızın ne kadar gerçekçi – geçerli olduğunu (hemen her gün) anlamaya, ölçmeye çalışıyoruz. Son yaptığımız değerlendirmede kendisi özetle şunları söyledi:

1- Metinler çok uzun. çok fazla şey anlatıyor.

2- Bazı transitler çok uzun sürüyor. Aylarca, yıllarca aynı şeyi okumaktan sıkılıyorum.

3- Bazı metinlerde belirtilen süreler var ama yukarıda yazan başlama – bitiş tarihleri buna uymuyor.

4- Bazı transitler tekrar belirip, tekrar kayboluyor.

5- Bazı yazılanlar uyuyor ama uymayan da çok şey var.

Tamam. Şimdi benim cevaplarım:

1- Metinler çok uzun…

Doğru. Özellikle bazı transitlerde. Bunun temel olarak iki nedeni var:

a) Metinlerin parçalar halinde hazırlanması ve son aşamada birleştirilmesi. Sihirli Defter kişi bazında hesaplama yaptığı için, herkese aynı transit metni çıkmıyor. (İlk bir kaç cümle aynı olabilir). Kısa görünen metinler birleşince oldukça uzun bir metin ortaya çıkabiliyor.

b) İyi bir astrolog, harita sahibini tanıdıktan sonra her transiti, transitin içerdiği her olasılığı anlatmayabilir ya da bazılarını özellikle vurgulayabilir. Ama bu bir görüşme olmadığına göre, ben her şeyi anlatma kaygısı ile her şeyi yazıyorum. Bu durumda da, beni de rahatsız eden uzun metinler ortaya çıkıyor.

2- Bazı transitler çok uzun sürüyor. Aylarca, yıllarca aynı şeyi okumaktan sıkılıyorum.

Buna yapabileceğim bir şey yok. Etki var mı? Var. O zaman benim görevim de onu anlatmak.

Tabi burada şöyle bir sıkıntı ortaya çıkıyor: Bu uzuun dönem içinde etki bir şekilde kendini ortaya koyacaktır ama bu ya eskide olmuş ve unutulmuştur, ya da henüz gerçekleşmemiştir. Bu etkilerin her gün gerçekleşmesini beklemek de gerçekçi değil. Hele ki bazı transitler (örneğin Neptün, Plüto transitleri) yıllar sürer. Olan biteni ancak bu etkiler sonlandıktan sonra, dönüp geçmişe baktığımızda, neler oldu diye düşündüğümüzde anlayabiliriz. Ki bunu da çok az insan yapar.

3- Bazı metinlerde belirtilen süreler var ama yukarıda yazan başlama – bitiş tarihleri buna uymuyor.

Doğru. Metinleri ilk defa yazarken yaptığım bir hata bu çünkü metin içinde bir süre belirtmek hatalı. Çünkü süre hesaplaması, bir sonraki cevapta görülebileceği gibi hesaplama gerektiren zor bir iş.

4- Bazı transitler tekrar belirip, tekrar kayboluyor.

Doğru. Bunun cevabı aşağıdaki grafikte görülüyor:

Bakın bu bir transit. Yeşil bölge, benim çizdiğim sınır, transitin benim için etkili olduğu zamanı belirliyor. Etkinin böyle bir grafik çizmesinin nedeni, transit planetin ilerlerken duraklaması ve bir süre geri gittikten sonra, tekrar duraklayarak ileri harekete geçmesi. Bu durumda, beni ilgilendiren (hesapladığım) dört zaman aralığı var.

Görüldüğü gibi, transitin süresini hesaplamak kolay değil. Metnin üstünde yer alan başlama-bitiş süresi doğrudur, onu dikkate alın. Ve doğaldır ki, aynı transit belirip, kaybolabilir.

5- Bazı yazılanlar uyuyor ama uymayan da çok şey var.

Buna siz karar vereceksiniz. Ama lütfen şunu dikkate alın: Hava durumu sayfasına bakarken, diyelim ki bu 10 gün hava yağmurlu diye okudunuz. Bu her gün, sürekli yağmur yağacağı anlamına mı geliyor?

Sonuçta, ben bütün olasılıkları anlatıyorum. Bunlardan bazıları sizin için özellikle önem taşıyabilir. Bazı transitleri yeşil arka fon içinde alarak önemini özellikle vurguluyorum ama transit metinleri her olasılığı anlatıyor.

Son olarak söylemek istediğim bir şey var:

Çok az yorum yazıyorsunuz. “Burada anlatılanlar bana uymuyor” demeniz bile benim için önemli halbuki. O zaman, yapabileceğim tek şey, klasik astroloji öğretisini, aslına sadakatle anlatmak. Kıymetini anlayanlar olur diye umuyorum.